Boşanma Davası Devam Ederken Çocukla Tatil Planı Yapılabilir mi?

Boşanma Davası Devam Ederken Çocukla Tatil Planı Yapılabilir mi?

Boşanma Davası Devam Ederken Çocukla Tatil Planı Yapılabilir mi?

Boşanma davası devam ederken çocukla tatil planı yapılabilir; ancak bu plan çocuğun üstün yararına, mahkemenin geçici tedbirlerine, varsa geçici velayet ve kişisel ilişki ara kararına uygun olmalıdır. Boşanma davasının açılması, tek başına anne veya babanın çocukla makul süreli tatil yapmasını yasaklamaz. Buna karşılık tatil, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini fiilen engelleyecek, çocuğun eğitimini/sağlığını aksatacak veya çocuğun geri getirilmemesi riski doğuracak şekilde kurgulanamaz.

Bu nedenle  yurt dışı seyahatlerinde pasaport, vize, muvafakatname, mahkeme ara kararı ve iade yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.

Boşanma Davası Sürerken Çocuk İle Velayet Ve Kişisel İlişki

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında mahkeme, davanın devamı süresince eşler ve çocuklar bakımından gerekli geçici önlemleri re’sen alır. Bu önlemler çocukların bakım ve korunmasına, hangi ebeveyn yanında kalacağına ve diğer ebeveynle ne zaman görüşeceğine ilişkin ara kararları içerebilir. Tatil planı öncelikle bu ara karara göre yapılmalıdır.

Evlilik devam ettiği sürece velayet kural olarak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır; ortak hayata son verilmişse veya ayrılık gerçekleşmişse mahkeme velayeti geçici olarak eşlerden birine verebilir. Boşanma kararı kesinleştiğinde ise velayet kararı nihai hüküm ile verilir.

Ancak velayetin bir ebeveyne verilmiş olması çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına engel değildir. Zira kişisel ilişki yalnızca ebeveyn için değil, çocuk için de haktır. Ana ve baba, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitimini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmalıdır. Kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak koşuluyla velayetin değiştirilmesi gibi hususlar gündeme gelebilir.

Boşanma Davası Sürerken Çocuk İle Yurt İçi Tatili Yapılması

Müşterek çocuğun okul dönemi, sağlık durumu, yaşı, alışkanlıkları ve mevcut kişisel ilişki takvimi gözetilerek planlanırsa, ebeveynlerden birinin çocukla tatil yapması hukuken mümkündür. Tatil süresi, teslim alma ve teslim etme saatleri ile dönüş tarihi açık olmalı; diğer ebeveyne ulaşılabilir telefon, konaklama yeri ve acil durum bilgileri verilmelidir.

Tatil, mahkemenin belirlediği kişisel ilişki günlerinin dışına denk geliyorsa iki yol vardır: diğer ebeveynle yazılı mutabakat yapılması veya mahkemeden geçici düzenleme istenmesi. Tek taraflı “bu hafta tatildeyiz, görüşme yok” yaklaşımı yanlıştır. Ayrıca, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yaşı, eğitimi, bedensel ve fikri gelişimi ile hafta sonu ve tatil günlerinin makul paylaşımı da dikkate alınmaktadır.

Her hafta sonu kişisel ilişki gibi geniş düzenlemelerin velayet kendisinde olan ebeveyni sürekli eve bağımlı hale getirebileceği ve velayet görevini zorlaştırabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle tatil planlarında da denge kurulması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle müşterek çocuk ile yapılacak tatilin yalnızca bir ebeveynin programına göre değil, iki ebeveynle bağını koruyacak ve günlük yaşamını aksatmayacak şekilde planlanması gerekir.

Boşanma Davası Sürerken Çocuk İle Yurt Dışı Tatili Yapılması

Yurt dışı tatilde ilk ayrım, boşanma davasının devam edip etmediği ve mahkemenin geçici velayet/pasaport hakkında ara karar verip vermediğidir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü uygulamasında, ergin olmayan veya kısıtlı kişiler için yasal temsilciler başvuru merkezinde hazır değilse muvafakatname aranır; anne ve babanın boşanma davası devam ediyorsa kesinleşme şerhi aranmaksızın mahkemece verilen ara karara göre işlem yapılır.

Yurt dışı tatil planı kısa süreli, dönüş bileti belli, okul ve sağlık düzenini aksatmayan ve diğer ebeveynle iletişimi koparmayan nitelikteyse savunulabilir. Buna karşılık yerleşme amacı, dönüş tarihinin belirsizliği, çocuğun diğer ebeveynle bağını kesme riski veya kişisel ilişkiyi sürekli engelleme ihtimali varsa mahkemeden izin, tedbir ya da kişisel ilişki takviminin yeniden düzenlenmesi istenmesi gerekecektir.

Mahkeme izni her tatil için otomatik zorunlu değildir. Ancak ara karar belirsizse, pasaport başvurusunda muvafakat sorunu yaşanıyorsa, diğer ebeveyn somut ve ciddi itiraz bildiriyorsa ya da tatil kişisel ilişki günleriyle çakışıyorsa mahkemeden geçici düzenleme talep etmek en güvenli yoldur. Talepte seyahat ülkesi/şehri, tarih aralığı, konaklama adresi, dönüş bileti, iletişim bilgileri ve çocuğun okul/sağlık durumuna etkisi açıkça yazılmalıdır.

Diğer ebeveynin her itirazı müşterek çocuk ile çıkılacak tatili hukuken imkansız kılmaz. Zira çocuğun yurt dışına çıkarılmasının sürekli şekilde yasaklanmasının velayet görevini aksatabileceğini ve seyahat özgürlüğünü sınırlayabileceği de ayrıca değerlendirilebilir. Bu nedenle “çocuk kaçırılabilir” endişesi mevcut ise bu durum somut olgularla desteklenerek; sınırsız yasak yerine tarih, ülke, pasaport teslimi, dönüş belgesi veya iletişim şartı gibi ölçülü tedbirler uygulanması için talepte bulunulması gerekir.

 

SSS – Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşanma davası devam ederken çocuğumla yurt içi tatile çıkabilir miyim?

Evet, mahkemenin geçici velayet ve kişisel ilişki ara kararına aykırı olmamak şartıyla yurt içi tatil planı yapılabilir. Plan diğer ebeveynin görüşme günlerini ortadan kaldırıyorsa yazılı mutabakat veya mahkeme düzenlemesi gerekir.

2. Diğer ebeveyn izin vermezse tatil tamamen iptal mi olur?

Hayır. İtirazın nedeni önemlidir. Somut risk yoksa salt itiraz yeterli olmayabilir; fakat pasaport, kişisel ilişki çakışması veya çocuğun güvenliği konusunda uyuşmazlık varsa aile mahkemesinden geçici düzenleme istenmelidir.

3. Yurt dışı tatil için mutlaka mahkeme izni gerekir mi?

Her durumda değil. Ancak dava devam ediyorsa pasaport işlemlerinde ara karar belirleyici olabilir. NVI uygulaması, boşanma davasının devamında kesinleşme şerhi aranmaksızın mahkeme ara kararına göre işlem yapılacağını belirtmektedir.

4.Geçici velayet bende ise çocuğu yurt dışına götürebilir miyim?

Geçici velayet hakkı önemli bir dayanak olmakla birlikte, ara kararın kapsamı, pasaport işlemleri ve diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı incelenmelidir. Kısa süreli ve dönüşü belli tatil ile yerleşme ve uzun süreli alıkoyma aynı hukuki risk seviyesinde değildir.

5.Çocuk istemiyorsa tatil yapılabilir mi?

Çocuğun yaşı ve olgunluğu ölçüsünde görüşü dikkate alınmalıdır. Ancak çocuğun beyanı tek başına nihai ölçüt değildir; mahkeme çocuğun üstün yararını, uzman raporlarını, ebeveyn tutumlarını ve güvenlik koşullarını birlikte değerlendirir.

6. Tatilden geç dönersem ne olur?

Makul ve belgelenebilir bir neden yoksa geç dönüş kişisel ilişki kararının ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu durum telafi görüşmesi, tedbir, icra süreci, hatta tekrarı halinde velayet düzenlemesinin tartışılması sonucunu doğurabilir.

7. Diğer ebeveyn çocuğu yurt dışından getirmezse ne yapılabilir?

Çocuğun mutat meskeni, velayet/kişisel ilişki hakkı ve gidilen ülkenin taraf olduğu sözleşmeler incelenir. 5717 sayılı Kanun ve uluslararası sözleşmeler kapsamında merkezi makamlar üzerinden iade veya kişisel ilişki başvurusu gündeme gelebilir.

 

Bu metin, avberkebalaban.com web sayfasında yayımlanabilecek şekilde; mevzuat ve içtihatlar ile diğer idari kurum açıklamaları dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazı, web sayfasına eklendiği tarih itibarıyla genel bilgilendirme amacı taşır ve sonrasında meydana gelebilecek yasal değişiklikler ile somut olayların niteliği, tebligat tarihleri, mevcut deliller gibi diğer hususlar ilgilerce ayrıca değerlendirilmelidir.

Avukat Berke Balaban | İmar Avukatı | Vergi Avukatı | Ankara Avukat | Bodrum Avukatı
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.