Sit Alanına İzinsiz İnşaat Suçu

Sit Alanına İzinsiz İnşaat Suçu

Sit Alanına İnşaat Suçu Nedir?

Sit alanları, kültürel ve doğal mirasın korunması amacıyla özel koruma altına alınmış alanlardır. Bu alanlarda yapılan inşaat faaliyetleri, yalnızca imar mevzuatına aykırılıktan “imar kirliliğine sebebiyet verme suçu” olarak değil, doğrudan “2863 sayılı yasanın 65/1 maddesine muhalefet” suçu veya “sit alanına inşaat suçu” olarak ceza sorumluluğu doğuran fiiller olarak ele alınır. Uygulamada pek çok kişi, arsa veya mevcut taşınmaz üzerinde yaptığı bir yapı, tadilat veya basit bir fiziki müdahale nedeniyle sit alanına izinsiz inşaat yaptığı iddiasıyla ceza soruşturması ile karşı karşıya kalmaktadır.

Sit Alanı Nedir?

Sit alanı ; kültürel, tarihi veya doğal değeri nedeniyle korunması gerekli görülen ve idare tarafından tescili yapılarak, koruma amaçlı imar planı hazırlanıncaya kadar yapılaşma imkan ve şartları belirlenen bölgeleri tanımlamak için kullanılır. Bu nedenle sit alanlarının tespiti ve kapsamında, imar planları son aşamada devreye girmekte olup öncesinde koruma kurulları kararları, idari düzenlemeler, tescil ve geçiş dönemi planları ele alınmaktadır.

Sit Alanına İzinsiz İnşaat Suçu ve Unsurları

2863 sayılı Kanun’un 65. maddesi, sit alanlarında ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları üzerinde gerçekleştirilen izinsiz müdahaleler suç olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda, sit alanlarında izinsiz şekilde inşaat yapılması, fiziki veya inşai müdahalede bulunulması ya da koruma altındaki varlıklara zarar verilmesi halinde hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.

Bu minvalde, kişinin ceza sorumluluğunun doğabilmesi için, fiilin işlendiği yerin 2863 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda tescili yapılan bir sit alanı olması, bu alanın sit tescilinin usulüne uygun biçimde ilan edilmiş bulunması ve yapılan faaliyetin kanunda suç olarak tanımlanan bir davranışla örtüşmesi gerekir. Aksi halde, kişiye yüklenen suçlamanın hukuki niteliği cezai değil yalnızca idari mevzuata aykırılık söz konusu olabilir.

Sit alanına inşaat suçlamasında suçun maddi unsuru, esas itibarıyla sit alanı üzerinde gerçekleştirilen inşai veya fiziki müdahalelerdir. Ancak hangi müdahalenin suç teşkil ettiği, hangi faaliyetin izne tabi olduğu ve hangi işlemlerin suç kapsamı dışında kaldığı hususlarının ele alınması gerekmektedir. Bunun için, yapılan tescilin, tescil kararının ilanının, geçiş dönemi şartlarının kapsamının ve koruma amaçlı imar planının çerçevesi ele alınmalıdır.

Ceza hukukunda bireyin, gerçekleştirdiği fiil yönünden uygulanacak yaptırımın doğru tespit edilebilmesi için sorumlu tutulacağı düzenlemeler ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bunun beraberinde, sit alanına inşaat suçlamasında ceza sorumluluğunun doğabilmesi için yalnızca fiilin işlenmiş olması yeterli değildir; aynı zamanda manevi unsurun, yani kastın da varlığı aranır. Failin, taşınmazın sit alanı statüsünü bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bilinçli şekilde hareket etmiş olması gerekir.

Taşınmazın sit alanı olduğuna ilişkin tescil ve ilan süreçlerinin usulüne uygun yapılmamış olması, ya da bu bilginin ilgiliye açık ve anlaşılır şekilde ilan edilmemiş olması halinde, kastın varlığından söz etmek güçleşir. Bu nedenle her olayda otomatik olarak suç oluştuğu kabul edilemez; failin bilgi durumu ve iradesi somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

2863 Sayılı Kanun m.65 Kapsamında Cezai Sorumluluk

  • m.65/1 – İzinsiz İnşaat ve Zarar Verme Suçu

2863 sayılı Kanun’un 65/1. maddesi, sit alanları ile korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları üzerinde gerçekleştirilen izinsiz ve zarar verici fiilleri suç olarak düzenlemektedir.

Bu hükme göre;

Sit alanları, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları veya bunların korunma alanları üzerinde, ilgili idarece tebliğ veya ilan edilmiş olmalarına rağmen, bu alanların yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşai veya fiziki müdahalede bulunanlar ya da bunları yaptıranlar hakkında;

iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve ayrıca beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

  • m.65/4 – İzinsiz Tadilat ve Tamirat

2863 sayılı Kanun’un 65/4. maddesi, daha çok izin alınması gereken tadilat, tamirat ve benzeri müdahaleler bakımından cezai sorumluluğu düzenlemektedir.

Bu maddeye göre;

Sit alanları, taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratlar dahi olsa, ilgili ve yetkili idarelerden izin alınmaksızın veya alınan izne aykırı şekilde bu işlemleri yapanlar veya yaptıranlar hakkında; altı aydan üç yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası uygulanır.

Sit Alanına İzinsiz İnşaat Suçu Yönünden Erken Savunma Yapılmasının Önemi

Sit alanına izinsiz inşaat yapıldığı iddiası, yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmayan, doğrudan hapis cezası tehdidi içeren ciddi bir ceza suçlamasıdır. Bu nedenle bu tür dosyalarda savunmanın yalnızca dava aşamasında değil, soruşturmanın en erken safhasında yapılması büyük önem taşır. Uygulamada geç kalınmış savunmalar, telafisi güç hukuki sonuçlara yol açabilmektedir.

Erken savunma, özellikle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 65. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalarda, suçun unsurları henüz netleşmeden hukuki çerçevenin doğru şekilde çizilmesini sağlar. Sit alanlarına yapılan izinsiz inşaat suçlaması ile karşı karşıya kaldığınız durumlarda detaylı bilgi alabilmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Avukat Berke Balaban |  İmar Avukatı |  Ankara Avukat | Bodrum Avukat
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.