İmar Davaları
Ankara İmar Hukuku Avukatı Davaları Nelerdir?
İmar davası; belediyeler, il özel idareleri veya yetkili diğer kamu kurumları tarafından yapılan imar planları, imar uygulamaları ve yapı işlemlerine karşı açılan iptal davalarını ifade eder.
Bu davalarda amaç, idarenin yaptığı işlemin, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç (kamu yararı) unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesidir.
İmar davaları ve imar ile ilgili diğer idari işlemler ile ilgili yargı denetimi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır ve genellikle iptal davası niteliği taşır. Ankara İmar Hukuku Avukatı imar hukuku alanına giren davalar ile ilgili kapsamlı çalışmalar yaparak müvekkillerine profesyonel hizmet sunmaktadır.
İmar Davaları Konuları Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan imar davaları aşağıdaki işlemlere karşı açılmaktadır:
-
İmar Planı İptal Davaları
Nazım imar planı veya uygulama imar planlarının, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olması halinde açılır.
-
İmar Uygulaması (18. Madde) Davaları
Parselasyon, arazi ve arsa düzenlemesi gibi imar uygulamalarının iptali amacıyla açılır.
-
Yapı Ruhsatına Karşı Açılan Davalar
Hukuka aykırı şekilde verilen veya iptal edilen yapı ruhsatlarına karşı açılır.
-
Encümen Tarafından Verilen Yıkım Kararı İptal Davaları
Kaçak yapı iddiasıyla verilen yıkım kararlarının hukuka aykırı olması halinde açılır.
-
Encümen Tarafından Verilen İmar Para Cezası İptal Davaları
İmar Kanunu uyarınca kesilen idari para cezalarına karşı açılır.
Bu davaların her biri farklı hukuki niteliklere sahip olup, dava açma süresi ve usulü bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İmar Planlarına Karşı Açılan Davalar
İmar planları, idare tarafından yapılan düzenleyici işlemler arasında yer alır. Bu nedenle imar planlarının hukuka aykırı olması halinde, menfaati ihlal edilen kişiler tarafından imar planı iptal davası açılabilir.
İmar planlarına karşı dava açılmasına neden olan başlıca durumlar şunlardır:
- Taşınmazın yeşil alan, park, yol veya sosyal donatı alanı olarak belirlenmesi
- Yapılaşma koşullarının (emsal, yükseklik, yoğunluk) azaltılması
- Arsanın kullanım amacının değiştirilmesi
- Üst ölçekli planlara aykırılık
- Planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırılık
- Kamu yararının bulunmaması
- Düzenleme Ortaklık Payı ve Kamu Ortaklık Paylarının yanlış hesaplanması
- Kamulaştırma kararları
Mahkemeler, imar planlarını incelerken yalnızca teknik uygunluğu değil, aynı zamanda kamu yararı ve plan bütünlüğü kriterlerini de dikkate alır.
İmar Planı ve İmar Uygulamalarına Karşı Açılan Davalar
İmar davaları, taşınmazların hangi koşullarda kullanılacağını, yapı yapılabilip yapılamayacağını ve şehirlerin nasıl gelişeceğini belirleyen imar işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen idari davalardır. Bu davalar, bireyin mülkiyet hakkı ile idarenin kamu yararı ve şehircilik politikaları arasında kurduğu dengeyi doğrudan ilgilendirir.
İmar hukuku kapsamında tesis edilen idari işlemler, çoğu zaman arsa ve yapı sahipleri açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurur. Bir taşınmazın imar planında yeşil alan, yol veya sosyal donatı alanı olarak ayrılması; yapılaşma hakkının azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılması, ancak imar davası yoluyla yargı denetimine taşınabilir.
İmar Planlarına Karşı Açılan Davalar
İmar planları, idare tarafından yapılan düzenleyici işlemler arasında yer alır. Bu nedenle imar planlarının hukuka aykırı olması halinde, menfaati ihlal edilen kişiler tarafından imar planı iptal davası açılabilir.
İmar planlarına karşı dava açılmasına neden olan başlıca durumlar şunlardır:
- Taşınmazın yeşil alan, park, yol veya sosyal donatı alanı olarak belirlenmesi
- Yapılaşma koşullarının (emsal, yükseklik, yoğunluk) azaltılması
- Arsanın kullanım amacının değiştirilmesi
- Üst ölçekli planlara aykırılık
- Planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırılık
- Kamu yararının bulunmaması
- Düzenleme Ortaklık Payı ve Kamu Ortaklık Paylarının yanlış hesaplanması
- Kamulaştırma kararları
Mahkemeler, imar planlarını incelerken yalnızca teknik uygunluğu değil, aynı zamanda kamu yararı ve plan bütünlüğü kriterlerini de dikkate alır.
İmar Uygulamalarına Karşı Açılan Davalar
İmar planlarının uygulanması aşamasında yapılan işlemler, çoğu zaman taşınmazın yüzölçümünü, konumunu ve değerini doğrudan etkiler.
Bu kapsamda, imar avukatlarının en sık karşılaştığı dava konusu edilen imar uygulamaları şunlardır, parselasyon işlemleri, arazi ve arsa düzenlemesi, ifraz ve tevhit işlemleri ve yol terkleri konulu davalardır.
Bu tür işlemler bireysel idari işlem niteliğinde olduğundan, dava açma süresi işlemin tebliğiyle başlar. İmar uygulamalarında yapılan teknik veya hukuki hatalar, telafisi güç zararlar doğurabilir.
Yıkım Kararları ve İmar Para Cezalarına Karşı Davalar
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı iddiasıyla verilen yıkım kararları ve imar para cezaları, imar davalarının önemli bir bölümünü oluşturur.
İmar avukatı olarak en sık karşılaşılan davalarda genellikle, yapı tatil zaptının usule uygun düzenlenip düzenlenmediği, yapının gerçekten ruhsatsız veya aykırı olup olmadığı, ilgiliye savunma hakkı tanınıp tanınmadığı ve ölçülülük ilkesine uyulup uyulmadığı gibi durumlar incelenir.
Yıkım ve para cezası işlemleri ağır sonuçlar doğurduğundan, çoğu durumda yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte dava açılması gerekir.
İmar Davalarında Dava Açma Süresi
İmar davalarında dava açma süresi, hak kaybına en sık yol açan konulardan biridir. Bu nedenle imar davası açmadan önce sürenin doğru tespit edilmesi büyük önem taşır.
İmar planlarına karşı açılacak davalarda, planın askıya çıkarılması, askı süresi, kararın kişiye tebliğ edildiği tarih, itiraz edilip edilmediği, plan kesinleştikten sonra geçen süre, planın kişiye etkisinin ne zaman ortaya çıktığı gibi hususlar dava açma süresinin başlangıcını belirler.
İmar uygulamaları ve bireysel işlemler (yıkım kararı, para cezası, ruhsat iptali) açısından ise dava açma süresi genellikle tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Süre geçtikten sonra açılan imar davaları, işlem açıkça hukuka aykırı olsa bile süre aşımı nedeniyle reddedilebilir.
İmar Davalarında Yargısal Denetim ve Bilirkişi İncelemesi
İmar davalarında mahkemeler, çoğu zaman bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi raporlarında, şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri, üst ölçekli planlara uygunluk ve kamu yararı değerlendirilir.
Ancak bilirkişi raporları bağlayıcı değildir. Mahkeme, hukuki denetimi kendisi yapar ve raporu serbestçe değerlendirir.
İmar Davalarında İmar Avukatın Önemi
İmar davaları; teknik, hukuki ve şehircilik bilgisi gerektiren davalardır. Yanlış süre hesabı, eksik hukuki gerekçe veya hatalı dava türü seçimi, geri dönülmesi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle imar davası açmadan önce imar hukuku alanında deneyimli bir avukatla sürecin yürütülmesi büyük önem taşır. Özellikle Ankara, Çayyolu Bodrum, Marmaris ‘te imar hukuku davalarında, idari yargı pratiğine hâkimiyet davanın seyrini doğrudan etkiler.
İmar davaları; imar planlarından yıkım kararlarına, para cezalarından parselasyon işlemlerine kadar geniş bir alanı kapsar. Bu davalar, mülkiyet hakkını doğrudan etkilediği için zamanında, doğru ve hukuka uygun şekilde açılmalıdır.
Hukuka aykırı imar işlemlerine karşı açılacak doğru bir imar davası, telafisi güç zararların önüne geçebilir ve taşınmaz üzerindeki hakların korunmasını sağlar. Yaşayabileceğiniz hak kayıplarını önlemek amacı ile İmar Avukatı , Ankara İmar Avukatı, Ankara İmar Hukuku Avukatı , Ankara İmar Danışmanı olarak sizlere destek verebilmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
